Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması Ödül Töreni ve Kolokyumu

Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması Ödül Töreni ve Kolokyumu

Proje elde etme yöntemi olarak yarışmayı tercih eden Lüleburgaz Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu altıncı yarışma olan “Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması” ödül töreni ve kolokyumu 15 Şubat 2019 Cuma günü, Lüleburgaz Yıldızları Futbol Akademisi’nde gerçekleşti.

Proje elde etme yöntemi olarak yarışmayı tercih eden Lüleburgaz Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu altıncı yarışma olan “Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması” ödül töreni ve kolokyumu 15 Şubat 2019 Cuma günü, Lüleburgaz Yıldızları Futbol Akademisi’nde gerçekleşti. 249 projenin teslim edildiği yarışmanın kolokyumu, Serpil Muallaoğlu moderatörlüğünde jüri üyeleri Aydan Balamir, Ayşen Savaş, Boğaçhan Dündaralp, Feride Önal, Yıldırım Gigi, Sunay Erdem ve Erdinç Keskin’in katılımıyla gerçekleşti. Jüri değerlendirme süreci hakkında bilgiler veren jüri üyeleri katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.

Lüleburgaz Belediyesi’nin, yarışmalarla hem nitelikli eserler kazandırdığını hem de sosyal, kültürel ve sanatsal alanda örnek teşkil edecek önemli hizmetler verdiğini söyleyen Serpil Muallaoğlu, önemli bir birikim elde etme aracı olarak gördüğü yarışmaların katılımcılarını özverilerinden dolayı kutladı.

Jüri başkanı Aydan Balamir, proje elde etme yöntemi olarak yarışmaları tercih eden ve mimarlığın sorgulanmasına katkı sağlayan Lüleburgaz Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti.

Komutanlığa ve Belediye’ye, özel bir koleksiyonu paylaşarak oluşturdukları işbirliğinden dolayı teşekkürlerini ileten Ayşen Savaş, yarışma konusunun 249 projenin katılımını haklı çıkaracak eğilimleri barındırdığını söyledi. Ayrıca, ülkemizin son yıllardaki koşullarında yarışmaların mimarlık ortamı için iyi bir olanak olduğunu ekleyerek, yarışma konusu olan programın da müze, anıt, ziyaretçi merkezi gibi bir yoğunluğu ve çeşitliliği barından zor bir program olduğunu dile getirdi.

Boğaçhan Dündaralp, yarışmanın konusunun özgünlüğünün yarışmayı diğer yarışmalardan ayıran bir özelliği olduğunu dile getirdi. Sıradan bir programı gerçekleştirmeye yönelik bir yapı elde etme durumundan çok, programın içeriğini yapının kendi temsiliyet alanında farklı bir türde yansıtan ve bunu da mimari dille yapan bir durumun varlığından bahseden Dündaralp, arazinin doğal doku içerisindeki varlığının da önemini vurguladı.

Yıldırım Gigi, niceliği yüksek olan bu yarışmada genelde çok yoğun katılım gösterilen diğer yarışmalardan farklı olarak niteliğin de fazla olduğunu gözlemlediğini aktardı.

Sunay Erdem, duygunun, hüznün ve acının mimari ve peyzajla yansıtıldığını düşündüğü yarışmada, başarılı projelerin teslim edildiğini ve bu nedenle de zor bir değerlendirme süreci geçirdiklerini iletti.

Yasin Gümüş, jüri üyeleri Feride Önal ve Yıldırım Gigi’nin imzaladığı tutanakta yarışma şartnamesinin 5. maddesine uymadığı gerekçesiyle şartnameye aykırı görülen 112 ve 145 numaralı projelerin mansiyon ödülüne layık görülmeleri üzerine, şartnamenin dışına çıkılarak risk alma durumunun mümkün olup olmayacağı sorusunu salonla paylaştı. Yıldırım Gigi, 145 numaralı projenin, şartname dokümanı niteliği taşıyan ve soru-cevaplarda netleştirilen kapalı otopark durumunu sağlamamasına ek olarak, projedeki kapalı otopark düzeninin projeye avantajdan çok, dezavantaj getireceğini düşünmeleri nedeniyle şerh koydukları açıklamasını yaptı. 112 numaralı projeyle ilgili konuşan Feride Önal ise, projenin -4 kotlarında çözülmesinin ekolojik beklentileri düşürmesi nedeniyle, jüri üyesi olarak şerh koyma hakkını değerlendirdiğini ekledi.

112 numaralı proje müelliflerinden Aslı Özbek, fazla katılım gösterilmesi nedeniyle değerlendirme usulünün daha çok önem kazandığı yarışmada, projelerine şerh konulmasına neden olan unsurların şartnamede açıkça belirtilmemesinin, kararın da jüri raporunda daha net açıklanmamış olmasının soru işaretleri yarattığını dile getirdi.

Ödül grubu projelerinin “gömülü” olarak tanımlanan benzer yaklaşımlarının olduğunun gözlenmesi üzerine, jüri üyelerinin değerlendirme sürecinde tek yönlü bir yaklaşıma gitmiş olabilme ihtimalinin merak edildiği soruyu, Ayşen Savaş; bahsedilen terimleri jüri olarak kullanmadıklarını, hatta sınıflandırma ve formal çağrışımlardan uzak durmaya çalıştıklarını söyleyerek yanıtladı. Boğaçhan Dündaralp, sonuçta ortaya çıkan benzerliklerin böyle bir yorum yapmaya imkan verebileceğini; fakat jüri değerlendirmesinde, sınıflandırmalardan çok, farklılıkların niteliklilerinin ve projeyi genel kurgu ve tipolojiye indirgemeden konunun özgün içeriğinin ve mimari niteliğin tartışıldığı bir yöntem uyguladıklarını söyledi.

Salondan gelen, bahsi geçen 112 ve 145 numaralı projelerin şartnameye aykırı olmasına rağmen ödüle neden layık görüldüğü sorusu üzerine Aydan Balamir; durumu şartname ihlalinden çok, tartışmaya açık spekülatif bir durum olarak değerlendirdiklerini ve projeleri oy çokluğuyla ödüle layık gördükleri açıklamasını yaptı.

145 numaralı proje müellifi söz alarak, otoparkın açık olmasını projelerinin bütünselliğini zedeleyeceklerini düşündükleri için tercih etmedikleri belirtti. Açık otopark zorunluluğunun şartnamede değil de, soru-cevaplarda belirtilmiş olmasının kendilerini bu riski almaya ittiğini söyleyen proje müellifi, jüriye; şartnameye uzak, uygulama aşamasında sorunları olabilecek projelerin güçlü fikirler taşımasının mansiyon grubu değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulup bulundurmadığı sorusunu iletti. Aydan Balamir, uygulama aşamasında problemleri olabilecek; ama farklı, güçlü ve yeni fikirler sunan projeler için değerlendirilebilecek bir satın alma ödülünün eksikliğini hissettiği ve jüri olarak mansiyon grubu projelerini kendi meziyetleri üzerinden sıralamayı tercih ettikleri cevabını verdi.

Katılımcıların sorularının cevaplandırılmasının ardından, Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli yarışmayla ilgili düşüncelerini dile getirdi ve ödül kazanan proje müelliflerine ödüllerini takdim ederek katılımcıları tebrik etti.

Son olarak, 1. ödüle layık görülen projenin müelliflerinden Ömer Selçuk Baz, yarışmayla ilgili fikirlerini aktardı. Jüri üyelerinden Sunay Erdem’in özetlediği gibi; projeyi bir his üzerine ele aldıklarını, savaşların geride bıraktıklarıyla baş etmenin cevabını peyzaj ve mimarlıkla aradıklarını, gizlenmenin, gizlenirken var olmanın da halini mekânsallaştırmaya çalıştıklarını dile getirdi. Ömer Selçuk Baz’ın jüriye teşekkürlerini iletmesinin ardından, yarışmanın kolokyumu sona erdi.

İlgili Yarışma

Yorum Yapın

Yorum yapmak için önce giriş yapmanız gerekiyor.